Turgut Özal Millet Cd No:117 ÇAPA Fatih/İstanbul

Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Nelerdir

tamamlayıcı tip

Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları

Kanser hücreleri her gün vücudumuzda oluşmaktadır. O zaman niçin hepimiz kanser olmuyoruz?

Çünkü vücudumuz, yaşlanan, değişen, farklılaşan ve kendisine zarar verebilecek olan yapıları yok etmeye programlıdır. Bunu değişik mekanizmalarla gerçekleştirir.  Örneğin yaşlanan hücreler apoptoz dediğimiz programlı hücre ölümü mekanizması ile yok edilir. Bakteri, mantar ve virüsler ise lökositler tarafından yok edilmeye çalışılır.

Kanser gibi hücre değişiklikleri de doğal öldürücü (NK hücreleri), T lenfositleri gibi bağışıklık sisteminin aktivasyonu ile yok edilir. Ancak bazen bu kanser hücreleri tam olarak ortaya koyamadığımız mekanizmalarla vücudun bu savunma sistemini atlatabilmekte ve onun saldırısından korunarak büyümeye ve çoğalmaya başlamaktadır. Üstelik vücudun kendi hücrelerinde daha fazla ve daha hızlı büyür, yeni kan damarları oluşturarak daha hızlı çoğalır. Daha sonra bu yerleşim yerlerinden ayrılarak kan veya lenf dolaşımı ile uzak bölgelere göç ederek burada damar endoteline yapışır ve metastaz dediğimiz uzak kolonilerini kurar.

Bağışıklık Sistemi

Tümör hücrelerinin çoğu, damarlardaki dolaşım sırasında vücudun bağışıklık sistemi hücreleri tarafından öldürülür. Ancak immüniteyi bozan ve vücudun savunmasını alt eden durumlarda bu hücrelerin de kanserle savaşı zayıf olmakta ve kanser çok daha rahat bir biçimde vücudumuzda yayılabilmektedir. Kanserle yapılan güncel mücadelenin en önemli basamaklarından birini oluşturan kanser aşıları da son yıllarda vücudun immünitesini (savunmasını) güçlendirmek amacıyla üzerinde çok çalışma yapılan konulardan biridir.

Kanser Aşıları ve Bağışıklık Sistemi

Kanser aşıları ile vücudumuzdan alınan bağışıklık sistemi hücreleri laboratuvar ortamında kanser hücreleri ile savaşmak üzere aktive edilir ve bunlar tekrar vücuda verilerek bir zincir reaksiyonu başlatması ve kanserle bu eğitimli hücrelerin savaşması sağlanmaktadır.

Kanser hücrelerinin yüzeylerinde kansere özgü antijenler adı verilen ve sağlıklı hücrelerin sahip olmadığı moleküller vardır. Bu moleküller bir insana verildiğinde antijen olarak hareket eder. Kanser aşıları, tümöre özgü veya tümörle ilişkili antijenlere karşı bir bağışıklık yanıtı ortaya çıkararak, bağışıklık sistemini bu antijenleri taşıyan kanser hücrelerine saldırmaya teşvik etmek üzere tasarlanmıştır. Kanser aşıları bağışıklık sistemini, bu molekülleri yüzeylerinde tutan kanser hücrelerini tanımak ve yok etmek için uyarırlar. Bunlar vasıtasıyla vücudun bağışıklık sistemini aktive ederek kanser hücrelerini öldürmeleri sağlanması amaçlanmaktadır. Son yıllarda birçok kanser türü için aşı çalışmaları yapılmaktadır.

Tamamlayıcı Tıbbi Uygulamarın Bağışıklık Sistemine Etkileri

Tamamlayıcı tıbbi uygulamalar da insan vücudunun savunma sisteminin aktive edilmesi ve kanserle savaşında immünitenin güçlendirilmesi temeline dayanır. Her bir birey ayrı ayrı değerlendirilerek, vücudunun özelliklerine göre eksikler yerine konulur, fazlalıklar (ağır metaller, toksinler vb) vücuttan uzaklaştırılır. Böylece savunma sistemi hazır ve güçlü bir hale getirilerek kanserin yok edilmesi için hazırlanır. Aynı zamanda vücut, anti-kanser etkinliği olan fitoterapötik ilaçlarla da kanserle savaşında desteklenir. Bu uygulamalarda önemli husus her kanser hastasının ayrıntılı değerlendirilmesi ve kişiye özel yapılacak tedavinin belirlenmesidir. Aşağıda bu yöntemlerden bazıları hakkında açıklamalar okuyabilirsiniz.

Fitoterapi

Bitkilerde bulunan aktif bileşenlerin tedavi edici özelliklerinin incelenmesi ve bunlardan faydalanılarak hastalıkların tedavisinde kullanılmasını inceleyen bilim dalıdır.

Bitkiler, kökleri, yaprakları, gövdeleri direk olarak ya da içindeki etken maddeler ekstrakte edilerek kapsül, şurup, krem vb şekillerde kullanılabilirler. Aktif maddelerin tedavi edici özelliklerinin kaybolmaması için belirli toplama, kurutma, işleme ve depolama standartlarına dikkat edilmelidir. Rastgele toplanan, kurutulan ve saklanan bitkilerle Fitoterapi yapılamaz.

Fitoterapi ve Hastalıklarda Kullanımı

Fitoterapi; soğuk algınlığı, solunum hastalıkları, yorgunluk, sinirlilik, uyku problemleri, cilt hastalıkları, akne, hafif-orta şiddette depresyon, gastrointestinal rahatsızlıklar, menopozal semptomlar, mesane iltihabı ve benign prostat hiperplazisi gibi hastalıkların yanında daha kronik olan kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, romatizmal ağrı, dolaşım problemleri, damar problemleri, artrit, gibi hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Ayrıca antikanser özelliği olan ve bağışıklığı güçlendiren bitkisel preparatlar da kanser tedavisinde veya tedaviye yardımcı olarak kullanılmaktadır.

Bitkisel kaynaklı Fitoterapi ürünleri de uygun endikasyon ve kullanımda çok etkili bir tedavi aracı olabilirken yanış kullanımları ciddi yan etkilere sebep olabilmektedir. Aynı şekilde her insanda her bitkisel ilaç kullanılamayabilir.  Fitoterapi ile tedavi edilecek kişilerin bu ilaçlara verebileceği tepkiler, yan etkileri, mevcut diğer hastalıkları ve kullandığı ilaçlar da değerlendirilmeli ve ancak bu konuda eğitim almış doktorlar tarafından tedavi edilmelidirler.

Ozonterapi

Ozon gazı anviral, antibakteriyel, antifungal etkileri nedeniyle infeksiyon yapıcı organizmalara karşı çok toksiktir. Anti-inflamatuar etkileri nedeniyle inflamasyonlu hastalıklarda, diyabet gibi hastalıklara bağlı yaraların iyileşmesi ve periferik nöropatinin tedavisi amacıyla da ozonterapi kullanılmaktadır. TNF aktivasyonu yapar. Kanser hücreleri ile direk temas ettiğinde öldürücü etki yapar. Ayrıca doku oksijenasyonunu iyileştirerek RT gibi tedavilerin etkinliğini arttırabilir.

Akupunktur

Akupunktur en eski tıbbi uygulamalardan biridir. Bin yıldan fazla kullanılan ve ciddi bir yan etkisi olmayan daha çok geleneksel Çin tıbbında yaygın olarak kullanılan, saç telinden biraz daha kalın iğnelerle vücudun bazı noktalarına uyarılması yoluyla sağlığı iyileştirmeyi ve korumayı amaçlar.

Akupunktur Yöntemleri

Zamanla Japon, Kore, İngiliz akupunkturu geliştirilmiştir. Akupunktur uygulamaları arasında;  tüm vücut akupunkturu, kulak akupunkturu, elektro-akupunktur, lazer akupunktur, akupressör uygulamaları, tetik nokta uygulamaları ve YNSA (kafa derisi akupunkturu) gibi teknikler vardır. Tecrübeli ellerde ve steril iğnelerle uygulandığında hiçbir yan etkisi yoktur. ABD’de akupunktur yaklaşık 200 yıldır uygulanan bir tedavidir. ABD’de günümüzde akupunktur uygulamaları, kanser hastalarına önerilen yardımcı tedaviler arasındadır ve pek çok kanser tedavi merkezinde akupunktur uygulayan uzmanlar bulunmaktadır.

Akupunktur insan vücudunda enerji akışını temsil eden meridyenler olduğunu ve vücut dengesinin bunlardaki enerji akışıyla ilişkili olduğu esasına dayanır. Hastalıklar bu enerji akışının bir şekilde bozulması ile ortaya çıkmaktadır. Akupunktur ile etkilenen meridyenler üzerindeki noktalara yapılacak uyarılar ile bu akış yeniden düzenlenir ve böylece hastalıkların tedavisi için vücut harekete geçirilir.

Akupunkturun Onkolojide Kullanımı

Kanser ve ilişkili semptomların düzeltilmesinde akupunktur uygulamaları; ağrı yönetimi, bulantı-kusma kontrolü, halsizlik-yorgunluk, kadınlarda meme kanseri, erkeklerde prostat kanserinde yapılan hormonal tedavilere bağlı sıcak basması, ağız kuruluğu, lenfödem, periferik nöropati, anksiyete, depresyon ve uyku bozukluğu kontrolü için kullanılır. Yukarıda bahsedilen yan etkilerle ilgili birçok randomize çalışma yapılmıştır. Ayrıca doğal öldürücü (NK) hücrelerin ve lenfositlerin sayısını arttırarak kansere karşı koruyucu bir etki de göstermektedir.

Aromaterapi

Bitkilerden elde edilen uçucu yağların cilde sürülmesi, koklama veya difüzör vasıtasıyla havaya salınan uçucu yağı solunumla almak yoluyla yapılan tedaviyi ifade eder. Standart kanser tedavileri ya da tamamlayıcı uygulamalarla (masaj vb) birlikte kullanılabilir.

Kanser veya kanser tedavisinin neden olduğu stres, anksiyete, bulantı-kusma, ağrı gibi semptomları yönetmek için standart tıbbi tedavilerle birlikte kullanılabilir. Lavanta yağının östrojene benzer etkileri vardır. Bu yüzden meme kanserli hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Uçucu yağlar elde edilirken buharla damıtma veya mekanik olarak ekstrakte edilir.

Aromatik uçucu yağlar antibakteriyel, antiviral ve antifungal etki yanında antienflamatuar ve analjezik etki gösterirler. Ayrıca solunum yolu hastalıklarında, allerjilerde, sigara bırakma, yanıklar, yatak yaraları ve kozmetikte kullanılmaktadır.

Antioksidanlar

Koenzim Q10

İnsan vücudunda doğal olarak üretilebilen, bağışıklık sistemini uyarabilen ve kanser ilaçlarının(antrasiklinlerin) olumsuz etkilerinden kalbi koruyabilen bir antioksidandır. Hücrede aerobik metabolizmalarda rol alır. Serbest radikallerin zararlı etkilerinden DNA ve lipitleri korur. Vücudumuzda birçok dokuda bulunmakla birlikte en fazla kalp, karaciğer, böbrekler ve pankreasta, en az ise akciğerlerde bulunur. Bağışıklık sistemini aktive ederek anti-kanser etki gösterir.

Glutatyon

Fizyolojik olarak tüm vücutta üretilen, en çok etkisini karaciğerde ve beyin hücrelerinde gösteren bir antioksidan moleküldür.

Vücutta oluşan zararlı atıkların detoksifiye edilmesinde önemli rolleri vardır. Ayrıca DNA ve protein metabolizmasında da yer alır. Kanser, HIV/AIDS, Tip2 Diyabet, Hepatit, Parkinson gibi hastalıklarda miktarı azalır. KT, RT yan etkilerinden vücudu koruyucu özellik gösterir. Aynı zamanda güçlü bir antioksidan olarak hücreleri ve mitokondriyi oksidatif hasardan korur ve diğer antioksidanların etkisini arttırır. Antienflamatuar ve immün sistemi koruyucu etkileri de vardır.

N-Asetilsistein (NAC)

Sistein, birçok hücresel fonksiyonun düzenlenmesinde kilit rol oynayan ve bağışıklık sisteminin kontrol altında tutulmasına yardımcı olan bir antioksidan olan glutatyonun üretilmesine yardımcı olur. KT’nin toksisitesini azaltır. Oral verieln NAC oksaliplatin bazlı kemoterapinin neden olduğu periferik nöropatiyi azaltır.

Resveratrol

Polifenolik bir bileşiktir. Antienflamatuar ve anti-kanserojen özelliklere sahip iyi bir antioksidandır. Yaşlanmaya karşı koruyucudur. Ahududu, yaban mersini, karadut, nar, böğürtlen gibi mor renkli meyvelerde bulunur. Bu meyvelerde früktoz içeriği de fazla olduğu için özelikle insülin direnci olan hastalarda dikkatli olunmalıdır.

ALA

Vücutta doğal olarak üretilen bir antioksidandır. Hem yağda hem de suda çözünür. Mitokondri içinde bulunur. Enzimlerin besinleri enerjiye dönüştürmelerine yardımcı olur.

Yaşla birlikte azalan hücre içi glutatyon seviyelerini arttırır ve diyabet polinöropatisinin önlenmesine yardımcıdır. Beyine kolay geçebildiği için beyin sağlığı ve hafıza için önemli bir bileşiktir. Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatabilir. Kilo vermeye yardımcıdır. Alkoliklere verileceği zaman B1 vitamini ile birlikte verilmelidir. Uygun dozlarda kullanıldığında yan etkisi yoktur.

Selenyum

Serbest radikallerin hücrelere ve DNA’ya zarar vermesini engelleyen kimyasal reaksiyonlarda rol oynar.

Kanserlerde (özellikle mesane, prostat, akciğer ve gastrointestinal kanserlerde) tümörün küçülmesinde etkili olduğunu gösteren hayvan çalışmaları vardır. Selenyum en çok, fındık, Brezilya fıstığı, yumurta, tahıllar, et ve deniz ürünlerinde bulunur. E vitamini ile sinerjistik etki gösterir.

Tıbbi Mantarlar

Yeryüzünde 100.000’den fazla türde mantar olduğu tahmin edilmektedir, Bunların yaklaşık 14.000’i bilinmektedir. Mantarların çoğu vitaminler, (özellikle niasin, tiamin, riboflavin, biotin ve C vitamini) içerir. Anti-tümör, anti-kanser ve immünstimülatör (savunma sistemini aktifleyici) özelliklere sahip sınırsız bir polisakkarit kaynağını temsil ederler.

Bazı mantar polisakaritleri onkogenezi(kanserleşmeyi) önler, çeşitli tümörlere karşı doğrudan anti-tümör aktivite gösterir ve tümör metastazını önler. Polisakkaritler sindirim sisteminde prebiyotikler gibi davranırlar.  obezite, diyabet, kanser ve bulaşıcı hastalıklara karşı tedavi edeci özelliklerini değerlendirmek üzere tasarlanmış beslenme, fonksiyonel gıda, klinik ve epidemiyolojik çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bazı mantar türlerinin de hızlıca karaciğer hasarı yaptığını ve insan hayatını tehdit ettiğini unutmamak gerekir.

Tıbbi mantarlar, ilaç olarak Asya ülkelerinde yüzlerce yıldır enfeksiyon tedavisinde için kullanılmaktadır. Günümüzde Japonya ve Çin’de, 30 yıldan uzun bir süredir kanser tedavisinde, tek başına veya RT, KT ile birlikte tıbbi mantarlar kullanılmaktadır. Asya’da kanser tedavisinde kullanılan 100’den fazla mantar türü vardır. En yaygın kullanılanlar; Ganoderma lucidum (reishi), Trametes versicolor veya Coriolus versicolor (hindi kuyruğu), Lentinus edodes (shiitake) ve Grifola frondosa (maitake) mantarlarıdır.

  • Reishi Mantarı (Ganoderma Lucidum)

Canlı ağaçlar üzerinde yetişen ve halk arasında da kanser tedavisindeki kullanımı yönüyle en çok bilinen mantar türüdür. Yaşamı uzattığı, yaşlanmayı yavaşlattığı ve enerjiyi arttırdığına inanılır. Çin’de bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi nedeniyle KT ve RT alan hastalarda kullanılmaktadır.

G. lucidum’un, belirgin toksisite olmadan kanser hastalarında alternatif bir adjuvan tedavi olarak faydalı etkilerini gösteren klinik çalışmalar vardır. Polisakkaritleri, antienflamatuar, bağışıklık sistemi aktivasyonu yapmakta ve tümörün büyümesi için yeni damar oluşumunu engelleyerek büyümeyi inhibe etmekte ve oluşabilecek metastazları engelleyici özellikleri ile anti-kanser etki göstermektedir. Meme, prostat, akciğer ve kolorektal kanserlerde kullanılmaktadır. Etki mekanizması üzerinde çalışmalar yapılmış ve melanom hücrelerine yapışarak onları, NK hücrelerinden (doğal öldürücü hücreler) koruyan fibroblastların, melanom hücrelerine yapışmasını engellediğini ve böylece kanser hücrelerinin vücudun savunma hücrelerine karşı korunmasız kalmasını sağladığı gösterilmiştir.

  • Hindi kuyruğu (Coriolus Versicolor)

Ölü kütükler üzerinde yetişen ve özellikle Japonya’da kanser tedavisinde kullanılan bir mantar türüdür. Antimikrobiyal, anti-tümör ve anti-kanser etkinlik gösterir. Bu etkileri; B lenfositleri, sitotoksik T lenfositleri, makrofajları ve monositleri, kemik iliği hücrelerini ve NK hücrelerini aktivasyonu ile oluşur.

Coriolus versicolor mantarından elde edilen polisakkarit yapıdaki etken maddenin sadece kanser hastaları için değil, aynı zamanda hepatit, hiperlipidemi ve diğer kronik hastalıklar(bronşit vb) için de hayatta kalma ve yaşam kalitesine faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca kanser tedavilerine bağlı (KT, RT) immünsupresyonun düzelmesine yardımcıdır. NK hücre aktivasyonu yapmanın yanında apoptozu arttırır ve tümör hücrelerini diğer kemoterapötik ajanlara karşı hassaslaştırır. NK hücreleri ve bağışıklık sistemi üzerinde aktive edici özellikleri nedeniyle mide, meme, akciğer ve kolorektal kanser tedavilerinde etkili olmaktadır.

  • Shiitake mantarı (Lentinula edodes)

Shiitake, dünyanın birçok ülkesinde popülerdir ve genellikle taze ve kurutulmuş formları marketlerde satılmaktadır. Aynı zamanda tıbbi bir mantar olarak değerlenir. Hipotansif, kolesterol düşürücü, anti-viral, anti-kanser etkileri olan Shiitake mantarından izole edilen bir polisakarit olan lentinanın (beta(1-3)-D-glukan) faydalı etkilerinin çoğundan sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Kanser tedavisinde kullanımı ile immünomodülatör etkinin yanında, NK hücrelerinin aktivitelerini ve Cisplatin, 5-Florourasil gibi KT ilaçlarının etkisini arttırdığı gösterilmiştir.

  • Maitake mantarı (Grifola frondosa)

Ağaçların köklerine yakın bölgelerde büyürler. Diyabet ve  hipertansiyon, hastalarında, kolesterol düşürücü etkisinedeniyle obez hastalarda ve hiperkolesterolemide, immünstimülan ve antikanser etkileri yönüyle kanser hastalarında kullanılmaktadır. β-glukan D-Fraksiyonunun kanser hastalarında akciğer, karaciğer, mesane, kolon, prostat ve meme tümörlerinin boyutunu azaltma potansiyeline sahip olabileceği gösterilmiştir. Kanser üzerindeki etkisini bağışıklık sistemini uyararak; makrofajların, sitotoksik T hücrelerinin ve NK hücrelerinin aktivasyonu yoluyla sağlar. Ayrıca Mitomisin-C isimli ilacın etkisini arttırmaktadır.

Stres ve Kaygı Giderici Yöntemler

  • Yoga

Eski Hint felsefesinden köken alan, çeşitli fiziksel duruşlar ve hareketleri içeren bir vücudu rahatlatma yöntemidir. Anksiyete ve depresyon üzerinde, uykunun düzenlenmesinde ve yaşam kalitesinin arttırılmasında yardımcı yöntem olarak kullanılabilir.

  • Meditasyon

Zihinsel süreçleri kontrol altına almak için dikkat eğitimi ve bilinçlendirmeye odaklanan bir uygulamadır. Genel zihinsel sıhhati, sakinliği ve konsantrasyonu arttırması amaçlanmaktadır.

  • Masaj Terapisi

Kanserli insanlarda özellikle kas-iskelet sistemi ağrılarının ve yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabilir. Etkisi kısa sürelidir.

  • Dans ve Sanat Terapisi

Hastanın depresyonunu ve kaygısını gidermeye yardımcıdır. Kanserle başa çıkma ve stresi azaltmak için bir yol olabilir.

  • Müzik Terapisi

Çeşitli fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal ihtiyaçları karşılamak için terapötik amaçlı şarkı söyleme, müzik dinleme veya yapmayı içerir.

  • Hipnoz

Hipnoterapist tarafından verilen telkinlerle trans benzeri bir durum oluşturularak semptomlarla başa çıkmada hastaya yardımcı olunur. Kansere bağlı ağrı, endişe, stres ve sıkıntıyı gidermede kullanılan yardımcı yöntemlerden biridir.

  • Manuel lenfatik drenaj

Bir profesyonel tarafından bazen kompresyon bandajlarından da yararlanılarak uygulanan özel bir masaj türüdür. Özellikle meme kanseri hastalarında lenfödemi gidermede yardımcıdır.

  • Refleksoloji

Ayaklar ve ellerdeki belirli alanların, belirli bezlere, organlara ve vücudun diğer kısımlarına karşılık geldiğini temel alarak bu bölgelere parmak ve el teknikleriyle baskı uygulayarak yapılan tedavidir. Genellikle hastaları gevşetmek ve yaşam kalitesini artırmak için kullanılır.

  • Tai-Chi

Zihinsel odaklanma, nefes alma ve rahatlama ile birlikte yapılan yumuşak hareketlerden oluşur. Ağrı, endişe ve kaygı gidermeye yardımcıdır.